14 Mayıs 2011 Cumartesi

Stop.. Kestik..

" Hayatı karışıklaştıran insanların menfaatlerinin çakıştığı zamanlar sanırım, çünkü kesiştiğinde gayet yardımcı olabiliyoruz birbirimize " diye düşündüm içimden. Keza dışımdan konuşamayacak kadar erken bi saatti benim için, gözlerimden biri açık diğeri çoktan uykuya iltica etmiş, otobüs sarsıldıkça en ağır küfürlerle gerçek dünyaya dönmek zorunda kalıyordu.
" Herkes kendi kurgusundan, olanlar yüzünden sapmak zorunda kaldığında, bekleyip zamanını kollamak yerine senaryosunda köklü değişikler yapıp devam etmeyi seçiyor. Beklemekten neden korkuyoruz, ömrümüz belli bir zaman aralığında olduğu için mi, sabırsız olduğumuz için mi, yenilmiş gibi hissetmeye başladığımız için mi ? " gerçi bunları düşünmek için de erken bir saatti..

    İş görüşmesi kötü geçti, çünkü o küpeli zibidi görüşmeye gidene kadar hazırladığım bütün kurgumu yıkacak bi soru sordu. Evet adam beni nasıl yere sereceğini bulmuştu ve soğukkanlı seri katil edasıyla soruyu kucağıma verip arkasına yaslandı. " Assktir " diyen iç sesimi susturup cevap vermem gerek farkındayım ama yeniden birşeyler kurgulamam için zamanım yoktu o yüzden doğal olarak aklıma ilk gelen cevabı verdim. Sonuç " biz sizi ararız teşekkürler ", iç sesim yine devrede " assktir... Şu ( yukarda sorduğum ) soruların cevabını bulabilsem herşey yoluna girecekmiş gibi geliyor ". Her neyse babamın yanına gideyim bare zaten iş yeri yakın, biraz kafa dinler toparlar öyle çıkarım diye düşündüm. Tabi can sıkıntımı yansıtmalıyım çünkü iş bulamadığınız her saat birikintinizin biraz daha azalması ve aileye olan ekonomik bağlarınızın istemediğiniz kadar gelişmesi demek. İçeriye girip selam verirken asık suratlı mı olmalıyım yoksa direk ne durumda olduğumu açıklamalımıyım, neyse tamam kurgum hazır gidelim. İçeri asık suratla girip selam verdikten sonra babamın sorularına " hiiç " diyerek cevap verdim sürekli, babamın can sıkıntımı farketmediğini görünce ortalarda tavana ve yere bakarak gezinmeye başladım, o da işe yaramayınca offf poff efektleri ekledim son çare açmısın diye sorduğunda canım istemiyor baba sağol dedim ama hiçbirinde neyin var diye sormadı. Çıkarken iç sesim haklı olarak yine devreye girdi " assktir ", üstelik karnımda açtı.

    Sanırım hiç bu kadar tatavaya girişmeyip babamın naber nasılsın diye sormasını bekleseydim daha faydalı olurdu. İnsanlar kendi kurgularını kabul ettirmek, fark ettirmek ya da aksatmamak için her türlü düzenbazlığa sahip düşünce gücünü aktif hale getirip ufak hilelerle hatta bazen büyük planlarla mükkemmel bir kalkan yaratabiliyorlar. Hoşlandığınız insanın dikkatini çekmek için onun sevdiği şeylerle ilgilenmek gibi ufak detaylar veya hayat hikayenizi yalan yanlış, eksik anlatmak gibi geri dönüşü zor büyük planlar. Şimdi sorsak kimse menfaatler için kendinden ödün vermez okuyucu ama farkında olmadan yaptığımız şeylerle kendimizden ne kadar ödün verdiğimize kimse dikkat etmez. Kırılma anları o kadar fazladır ki farkına bile varmayız çoğunun, farkına varıp fırsatları değerlendirdiğimiz zaman ise bu sefer kimi kırdığımızı - birini kırıp kırmadığımızı- farkedemeyiz. İnsanlar senaryolarının adaptasyonu için başka insanları manipüle edip, kendi düşlerinin stagflasyonunu önlemek adına spekülatif hareketler yapması kaçınılmazdır ( he heh heh...hep özenirim böyle konuşanlara ). Biz zorluklar karşısında senaryomuzu değiştiriyoruz, başkalarıda değiştiriyor, sonrasında menfaatlerimiz kesişecek durumdayken çakışıyor ve hayat zorlaşıyor.Tamam itiraf ediyorum ben de zaten hiçbişey anlatamadım bu yazıda. Aslında hayat bütünüyle güzel fakat insanlar hep bir yönüyle eksik..

Hadi bu da yazının mutlu sonu olsun. Ne demek istediğimi klip daha güzel anlatıyor sanırım..

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder