8 Mayıs 2011 Pazar

Mütemadi Lakırdılar ³


    İskele tahtalarının arasından masaya dolan dalga seslerinin en güzel yanı uzakta olsa bir avuç gitarlı ergenin sesini bastırmasıydı. O kadar başkaydı ki ay önce yüzünde kırılıp öyle uzanıyordu denize, birde dudakları. Sadece nefes almak için araladığı dudakları birşey söyleyecekmiş gibi olunca susuyordu şarap, Fransız'dan bozma boynundan kokusunu ödünç veriyordu küstahça.Hayır küstahça değil, şefkatle. Sanki balıkları uyandırmamak için sadece bakıyordu.Daha önce hiç bakmamış gibi ve bir daha bakmayacak gibi..

    " Bazen " dedi adam, " bazen .. " işte tam buraya güzel bir söz arıyordu okuduğu kitaplardan. Çünkü kız " ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen " der gibi bakmıştı. O vakit biri geçse kimin orda olmadığını anlamayacaktı ya da biri geçse o vakit kimse kalmayacaktı. Adam kıza tekrar baktı, kanatlanıp uçsa şaşırmayacaktı. Hiçbirşey olmadı, elini suya soktu önce kız, sonra gözlerini aya. "Gidelim " dedi " uyumadan önce masal anlatacaksın daha"..

Güzel bir uyku için hiçbir kız masal anlat(a)maz mı bana..
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder