23 Şubat 2011 Çarşamba

Huzursuzluk

Metpamid.Bana yardım etse etse metpamid yardım ederdi.Son günlerinde hafızasını kaybetcek kadar uyuyup, yedi saatlik yola çıkcak biri için mucizenin adı 'metpamid'di.Asıl görevi ;otobüste,denizde oluşan mide tutulmalarını dindirmeyi amaçlayan bu ilaç, etkisi altına aldığı bünyeyi kış uykusuna yatırabilcek kadar güçlü bir mayıştırıcıydı.İki tane içmemin üzerinden on dakika geçmemişken hostes bilet kontrolünü yapmaya başlamıştı.İlaç etkisini hemen göstermiş olcakki halüsinasyon görmeye başlamıştım.Bu yollarda 'hostes ne arardı ki,şimdiye kadar hiç olmamıştı.Biletimi kontrol ederken elimde Turgenyev'in 'ilk aşk' kitabını gören hostes, beni ilk aşkına benzetmiş olcak ki; beni niye terk ettin bakışı atarak bileti yüzüme fırlatıp görevine devam etti.
 

Soru

    Son zamanlarda her sabah yaptığım gibi bu sabahta bi daha içmeyeceğime dair küfür kafir ve yemin ederek uyandım. Çok dandik bi vaktin tam ortasından geçiyorum, insanlara anlam verememek çağımızın yeni hastalığı tabi ama bi sorum olacak eğer bu yazıyı okuyan bi kız varsa..   


 

19 Şubat 2011 Cumartesi

Üç nokta

Benim gibi öfke gözlerinize perde indirmişse,etrafınızdaki insanların her yaptığı gözünüze batıyorsa hatta ve hatta bikaç kişinin elinizde kalıcağını düşünüyosanız bırakın elinizde kalsın ve sonra 'Schindler'in Listesi'ni bi izleyin derim.He önce filmi izlerseniz; salya sümük ağlayıp ,gözyaşlarınızı sarıldığınız yorgana silebilir, öfkenizi cebinize koyup,arkanıza bakmadan insanlardan kaçabilirsiniz benim yaptığım gibi ki,yorganın kurumasını beklemem gerekir uyumam için o da ayrı dert.Hadi şimdi kaçalım uzunca bir süre kimseye görünmeden...
 

17 Şubat 2011 Perşembe

-tik'in mi var derdin var

    Ne kadar kalabalık farkındasınız değilmi. Tıklım tıkış bi kabın içine sıkıştırılmış hani otobüste çok ağır bi parfüm kokusu beyninizin kıvrımlarına kadar işlerde deliricek gibi olursunuz ya burnunuz sizden bağımsız müsait bi yerde diye haykırmak ister, işte şu dirsek aralığı bile olmayan dünyada başkalarının düşünceleri yüzünden midemiz kalktığı bile oluyor. O kadar şiddetli yaşıyoruz ki duygularımızı bazen önceki düşüncede kalıyor beynim arkadaşımın anlattığını patates püresi gibi dinliyorum, sanki arkadaşım yanağıma dokunsa parmağı içeri girecek. Birde üstüne herkesin bi -tik'i var ki sorma.
 

14 Şubat 2011 Pazartesi

Alexander Supertramp Olmak

Bazen kendimi öylesine güçsüz hissediyorum ki,sanki zaman durmuş ;evrendeki herşey karşıma geçmiş beni izliyor.Uyumak istiyorum,izleniyor olmak hissi sinirlerimi bozdukça bozuyor,uyuyamıyorum.Tam o anda; etrafımdaki herkesin düşüncelerimi bile duyabilceği ölüm sessizliğinde Nietczhe kulağıma o büyülü sözleri fısıldıyor: 'Yalnızlığına kaç dostum ! Seni büyük adamların gürültüsünden sersemlemiş, küçüklerin iğneleriyle de delik deşik olmuş görüyorum. Seninle nasıl susulacağını pek iyi bilir orman ve kaya. O sevdiğin ağaca benze yine sen, o geniş dallıya...
 

13 Şubat 2011 Pazar

Kubrick Lynch'i Linç Eder

İstanbul'da bu aralar hava alabildiğine güneşli.Ben gidiyorum diye nispet yapıyor farkındayım ama tek nispet yapan o değil,bağışıklık sistemim de beni yalnız bıraktı tam yanımda olması gereken günlerde.Öksürüyorum,başım ağrıyor,bazen İstanbul'un duman kokusunu bile içime çekmeyi özlüyorum ama biraz kaprisli burnum buna bile izin vermiyor.

Tek yöne gidişi olan dönüşü olmayan bir tren yolunda beklerken buldum kendimi.Etrafımdaki herkes heyecanlıydı,gelen tren tek vagonluydu ve binememe korkusu vardı ben hariç herkesin yüzünde.Sebebini öğrenmem geç olmadı,Beatles konserine gidiyordu tren,belki de son kez canlı izleme fırsatını kaçırmayı kimse göze alamazdı
 

3 Şubat 2011 Perşembe

Sayın Ahmaklar

Ne salıya hükmüm geçer,
ne de dinlemeden anlayan karmaşaya,
yanacaklar, yanacaksınız, yanacağız sayın ahmaklar
beni dinleyin...

evden cıkarken yanınıza almayı unuttuğunuz günahınız,
sevabınızın bekaret zarıyla tavla oynayan
bir iblis olabilirim,
ve sizde kendi göğüs kafesinin içinde
peygamber böceği besleyen
karşinas insanlar olabilirsiniz,
hepimiz ciğer filmlerindeki başrol oyuncusu izmaritin
oscara adaylığı kadar onurluyuz...

işte bu sigara dumanı kanıma karışırken
boğazı yırtarak çıkan sezaryen cümlelerde
felsefenin içindeki varlık ve yokluğun gövde gösterisinde
akla takılan soru işaretlerinin
şüphelerin dudaklarına dokunması gibi ağır tahriğinin içinde
bulunan o yavşaklığı gurur zanneden
temiz yüzlü küstahlarsınız,
uyarıcı müptelası insanların
hiçbir uyarıya kulak asmayıp beklediği mesihlersiniz,
hepiniz sırlı aynaların fısıltılarıyla çıldıracaksınız,
tebrikler, boşluğa bir beden daha ilerlediniz..