17 Şubat 2011 Perşembe

-tik'in mi var derdin var

    Ne kadar kalabalık farkındasınız değilmi. Tıklım tıkış bi kabın içine sıkıştırılmış hani otobüste çok ağır bi parfüm kokusu beyninizin kıvrımlarına kadar işlerde deliricek gibi olursunuz ya burnunuz sizden bağımsız müsait bi yerde diye haykırmak ister, işte şu dirsek aralığı bile olmayan dünyada başkalarının düşünceleri yüzünden midemiz kalktığı bile oluyor. O kadar şiddetli yaşıyoruz ki duygularımızı bazen önceki düşüncede kalıyor beynim arkadaşımın anlattığını patates püresi gibi dinliyorum, sanki arkadaşım yanağıma dokunsa parmağı içeri girecek. Birde üstüne herkesin bi -tik'i var ki sorma.
   
    Doğduğu andan itibaren ailenin aa bak kardeş telkinleriyle zaten belli bir hümanistik akımın içine düşer insan bilmeden. Tabi bilinçsiz olunca insan sindirip kabullenemiyor ama önüne gelene aşık olup çok hümanistim diye açıklama yapmanın alemi yok. Daha en başta bilmeden de olsa bi tik'in üstüne kurgulayınca hayatı gerisi geliyor haliyle. Lise yıllarında materyalistik ağır abiler "gözümle gördüğüme inanırım , gördüğüm şeyden korkmam"  tarzı triplerle felsefeyi manitacılığa uyarlarlar hemde felsefeden nefret ederken. Mezun olduktan sonra 20' li yaşların ilk çeyreğine kadar koy götüne rahvan gitsin nihilistik akımı ya da isyankarım ulan ben hiçbişeyin önemi yok fuck the system nihilistik akımı baş gösterir ama gösterdiği yere şiddetle iade edilir. Çünkü daha tam idrak yolları iltihabından kurtulmadan septik bi aşkın pençesine düşer. Sorular, sorular, müzik, alkol, ağlaklık vesaire diye geçirir zamanını. "Bu kız bana göz mü kırptı , yok canım gözüne toz kaçmıştır" " e seni seviyorum dedi, arkadaşça demek istemiştir olum ya". Bu buhran zamanlarında tabiki en iyi destekçi oportunist kankadır. Sabaha kadar dert dinleyip arada götürür biraları çerezleri bide üstüne biriktirip sonradan dalga geçer ne ağlaktın lan sen eskiden diye.

    Herkesin mutlaka bi -tik' i vardır. Benimki mi ? Tabiki diyalektik. Fakat şimdiye kadar gördüğüm en baba -tik bizim bakkalın -tiki. Süt ve süt ürünlerine karşı nasıl bi hırs besliyorsa kendisinin bakkallığına güvenip süt istediğinizde malesef ananı diye başlayan cümleler kurar ve benim için felsefe her seferinde o an yıkılıp yeniden başlar...
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder