14 Şubat 2011 Pazartesi

Alexander Supertramp Olmak

Bazen kendimi öylesine güçsüz hissediyorum ki,sanki zaman durmuş ;evrendeki herşey karşıma geçmiş beni izliyor.Uyumak istiyorum,izleniyor olmak hissi sinirlerimi bozdukça bozuyor,uyuyamıyorum.Tam o anda; etrafımdaki herkesin düşüncelerimi bile duyabilceği ölüm sessizliğinde Nietczhe kulağıma o büyülü sözleri fısıldıyor: 'Yalnızlığına kaç dostum ! Seni büyük adamların gürültüsünden sersemlemiş, küçüklerin iğneleriyle de delik deşik olmuş görüyorum. Seninle nasıl susulacağını pek iyi bilir orman ve kaya. O sevdiğin ağaca benze yine sen, o geniş dallıya...

 Bazı şarkılar vardır;o anda neye ihtiyacınız varsa size onu vaad eden.Güce ihtiyacım olduğunda Eddie Vedder dinliyorum,bana Alexander Supertramp'ı anlatıyor.Supertramp'taki cesareti bulamıyorum kendimde ama ona o cesareti veren gücü hissediyorum.Hani o anda dünyadaki en büyük acıyla karşılaşsam dahi dünyadaki en güçlü adamın ben olduğuma inandırcak türden birşey bu.Hangi şarkısının hangi şarkısından daha iyi olduğuna karar veremediğim tek albüm Vedder'ın 'Into the Wild' soundtrack albümünün 'long nights' şarkısı dinlemiş olduğunuz.Sözleri de söylediklerimi destekler nitelikte..

Korkum yok
Yalnız olduğum için
Önceki benden daha varlıklı olacağım

Bu ışık bana ait
Bu çevrede yetişeceğim
Önceki bana
Geri dönemem..

Uzun geceler hissetmeme izin verin
Düşüyorum...Düşüyorum
Işıklar söndü
Hissetmeme izin verin
Düşüyorum...
Güvenle dibe düşüyorum

Bu ruhu götüreceğim şimdi şu içimdeki kendime
Yepyeni bir dost gibi,
Ebediyyen bileceğim..

Bu ışık bana ait
Ve maksat göstermek,
Öncekinden her zaman daha iyi olacağımı

Uzun geceler hissetmeme izin verin
Düşüyorum...Düşüyorum
Işıklar söndü.
Hissetmeme izin verin
Düşüyorum...
Güvenle dibe düşüyorum...
 

1 yorum: