6 Nisan 2011 Çarşamba

Egodan Lego

     Göğsünüzün tam ortasında, ağırlığıyla kendini farkettiren, dışarı çıkmak için can atan birşey mi hissediyorsunuz ? Panik yapmayın tanıdık o, doğum lekeniz yani egonuz.
   

    İnsan içindeki "ben"le ilk aynaya baktığı anda tanışır ki bu çocukluğuna tekabül eder. Aynadaki "öteki" ilk ego tohumlarını salar içine ( yaşıt kuzeninden daha güzeldin ya da daha güçlüydün değil mi bende öyle tahmin etmiştim) . Öteki yani yansıman hayatımızdaki en iyi arkadaşımız, güne başlamak için en güzel seçim, "saçların toplu daha güzel", "kirli sakal sana çok yakışıyor", "kırmızı ruj mu delisin", "kesinlikle bugün senin günün" . Sadece bu kadar mı ? İmkansız, nasıl vahşi hayvan çeşitliliği coğrafyaya ve iklime göre çeşitlilik gösteriyorsa, egonun tabiatını da içinde var olma imkânı bulduğu insan topluluğu belirler.Okulda ya da iş arkadaşlarınız arasındaki popülerliğiniz başkalarının egosunda edepsiz yakıştırmalarla yansıma bulurken, kendi egonuzdaki yansıması kibir olabilir, ama pardon muhtemelen siz çok sevecensiniz. Kibrin şekle bürünmüş örneklerinin çokluğu, samimi bir mütevazılığın ve kendi halinde olmanın direk olarak eziklik sayıldığı yerlerde olgun çağına erişmiş bir egonun avcı olması şaşırtıcı değil elbette. Çünkü insan ister ; bu salt isteme isteği egosunun açlığına yenilen her insanda vatiksiz ve nedensiz olsada tetiklenir.Kurbanlarını hiçbir amaca veya tercihe bağlamadan avlayan dandik bilim kurgu- korku filmlerindaki canavarlar gibi avlanır. Ego insani değerlerle, vicdanla, huzurla ilgilenmez dünle değil bugünle ilgilenir, kısaca ego emperyalisttir ve her sömürüde olduğu gibi baskıyla, o baskıyıda en zayıf noktaya odaklayarak yapar yani insan ilişkilerine.
    

    Sokakta ağzından köpükler saçan, sirvi dişli, kırmızı gözlü bişey gören herkes korkar işte bu yüzden ego çoğu zaman çok hoş bi hatun ya da karizmatik bi erkektir ( e tabi bazen şişman ama sempatik, zayıf ama neşeli olduğuda görülmüştür) . Avcılık konusunda metabolizmasını mükemmel seviyeye getiren bu tek hücresiz hatta Allahsız zımbırtı naif dokunuşlarla farkettirmeden avını istediği yola sokar ve av " bok gibi ama güzel" psikolojisiyle itiraz etmeden devam eder.Tatmin noktasına ulaştığı an level atlayıp yeni avlara yelken acan ego "asiktir ordan" ın kibarcası olan " ya ben hiç böyle bişey düşünmemiştim"le sonlandırır olayını. Egoist misin sorularına Gizmo bakışlarıyla ya böyle egomu olur allahını seversen telkinleriyle ya "ben egoist deilim sadece.." diye başlayan cevaplara zerk eder insanları.
   

    Daha anlaşılır dille ve daha kısa olarak ego bazen otoriter bir keskinlikle bazende yapış yapış bir yavşaklıkla çıkar karşımıza. Evde baba, okulda hoca, iş yerinde patron, sokakta kanka, sevgili ya da sevgili adayı kendi ego krallığının hükümdarlarıdır. Kral çıplaktır fakat bunu söyleyene kadın çocuk ayırt etmeden kinci cellatlar yollanır.Tepeden tırnağa insan egodan ledogur çünkü herkes sevilmeyi sevmekten daha çok sever. Tabii ki ben dayanamayacağım, sessiz olun ama kral çıplak..

( Belki bi daha ki sefer : Egoyu "farkında olmadan"  stresten koruyan defansif ataklar )

Not : Benim egom mu ? Bu blog sayfası, öncesinde yazılan yazılar arsız benin şovunu yapabilmesi, kendi dünyasının hükümdarlığını sürdürebilmesi için en tatlı gözbağı..

Not 2 : Dokunduğum zaman çocukluğumdaki plastik lego hissi vermeyen dostlarıma selam çakarım
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder