29 Mart 2011 Salı

Sevdiğiniz Kızın Size Klavyeci Gibi Bakması Sendromu

Hep o psikiyatr koltuğuna oturup saçmalamak istemişimdir.Çoğu kez saçmalarım ama birinin buna teşsih koymasını merak etmişimdir.Nedir bu dengesizliğimin kaynağı? Madem şu şartlarda öyle bi durum söz konusu değil,yatağıma uzanıp yazayım bunları,anlatayım bişeyler bloga,hazır herkes uyuyorken,zaten kimse okumuyorken...
 
Lise yıllarımın ilk günlerinde henüz ingilizce hazırlık sınıfındayken,-muhtemelen bilirsiniz haftada 24 saat ingilizcenin yanına bikaç saat-,müzik,resim gibi dersler koyarlar, bilemezdik hayatımızın en büyük buhranını müzik derslerinde yaşayacağımızı.Başlarda herşey güzel gibiydi.Şarkılar söyleyip,türküler eşliğinde eğlenirdik sınıfça.Topluca şarkı söylerken kendinizi kilise de ilahi okuyormuş gibi hissetsenizde hoşlandığınız kızla göz göze gelip birbirinize gülümsemeniz herşeyi unutturabilirdi.Sonraları o kimsenin hatırlamak istemediği talihsiz serüvenler dizisi başlayacağından habersiz, ergen gençlerin mutluluğuydu bu.Müzik öğretmeninin, herkesin tahtaya çıkıp, tek başına Türk Sanat Müziğinden şarkılar söyleyeceğini söylemesine kadar süren mutluluk bahsettiğim.Söylememe hakkına sahiptik ama o dersten geçme şartı buydu.Her müzik dersinde çantadan çıkan not defteri yürekleri ağza getirirken,allahım nolur beni seçmesin yalvarışları herkesin dudaklarındaydı.Nerden bilebilirdik dişilerin şarkıcı doğup, erkeklerin odun doğduklarını.Kızlar tahtaya çıkıp yıldız edasında  şarkılarını söylerken tahtaya çıkan her erkek sınıfın gözünden düşen ezik bir bireye dönüşüyordu.En yakın arkadaşınızın gözünüzün önünde eriyip bitmesine müdahele edemiyor,durum buysa zevk alalım felsefesini benimsiyorduk.Günlerden bigün Ziya Karaca'nın da adı okundu.'Laaaaan beni mi seçti beni mi !!! telaşesinde, adeta tüm sınıf tek yürek olup beni kucaklıyordu.Beklenen gün gelmişti;
Tam da saçların jölelendiği karşı cinse kendini beğendirme saçmalıkları arasında tahtadan şuna benzer sözler yükseldi :

''Kordonboyunu başıma yıktı gitti İzmir'li kız
Delice seven gönlümü yaktı gitti İzmir'li kız ''

Zaten ergen gencin ergen sesinin tam da bu kısımda incelmesine, çizgifilmlerde sıkça duyduğumuz yutkunmayı ifade eden ''gluk'' sesi eşlik ederdi.Hoşlandığınız kızla göz göze geldiğinizde ise artık onun sadece hoşlandığınız kız olarak kalcağını anlamak zor olmazdı.
İşte bu anda ''Birtek dileğim var,mutlu ol yeter '' şarkısını söyler sınıfı terkederdiniz.Geceleri uyumaya çalışırken bu anlar aklıma geldiğinde, kalorifer borusuna sarılır ağlarım..Sınıftaki hemen her erkeğin yaşadığı bu soruna çözüm olarak,tam da o sene 10 güne inen devamsızlığın tamamını müzik dersine kullanma yoluna giderek çözmüştük.En büyük mutluluktu müzik dersinden kaçmak ki,20 ders ediyodu bu.
Şimdi psikiyatrın bana koycağı teşhisleri az çok araştırarak buldum:Şizoid,Şizotipal,Antisosyal,Obsesif,Depresif kişilik bozuklukları.Benim koyduğum teşhis ise;Sevdiğiniz Kızın Size Klavyeci Gibi Bakması Sendromu! (bknz:aşağıdaki video)


 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder