25 Mart 2011 Cuma

Dolce Far Niente

'Can sıkıntısı bütün kötülüklerin anasıdır' derken haklı olabilir Kierkegaard.Size bunları en yazmamak istediğim zamanda yazıyorum.Bazı şeylerin farkına çok geç varıyoruz şüphesiz,ön yargı mıdır bilinçaltı mıdır ne olduğunu tam kestiremesem de yıllarca 'Crunch'ın içindekilerini fındık zannettim yahu.
-Abi bu fındıkların patlamasına bitiyorum nidalarına kimse birgün çıkıpta 'ooolum fındığı niye patlatıyosun, ağzında hazır patlamış caaanım pirinçler var ' demedi,diyemedi.Crunch'ı ilk yediğimde yaklaşık 0.5 saniyelik bir düşünme ile içindekiler kısmına zihnim : 1-Çikolata 2-Fındık damgasını vurduktan sonra bilinçaltımda bu salt bilgi bir daha açılmamak üzere depolanmıştı.Açılmamak üzere diyorum çünkü bu basit örnek bişeyi fark etmemi sağlamıştı.Eti Cin'in içindekini de çocukluğumdan itibaren ki yaklaşık 15 yıl falan 'bal' zannetmişim.Televizyonlar yüzyılın buluşu edasında bas bas 'enfes portakal jölesi üzerine çikolatalı kıtır parçacıkları' yaygaralarını koparmış ; ben onlara aldırış etmeyip Einstein'ın önyargılarını sevgiyle kucaklamıştım.
Bu trajıkomik hikayeden çıkacak ana fikri muhtemelen siz de fark edemediniz.O zaman tek cümleyle özetleyeyim; 'Düşünmüyoruz,canımız sıkılsa bile düşünmüyoruz.'
 
Sizi yormayıp,başlığa yakışır bir davranış sergilemek istiyorum; 'Tembellik tatlıdır'...
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder