5 Eylül 2011 Pazartesi

Ben 2 Kere Daha Bakıyım mı?


paramı geri verin lağnn
''Gelecekte herkes 15 dakikalığına ünlü olacak.''
                                                      Andy Warhol 

Hayatımda çoğu şey tepetaklak gidiyor,bir türlü rayına oturtamıyorum.Durum böyle olunca ''ben nerde yanlış yaptım, sanki çok büyük bir günah işlemişim de başıma gelen bu talihsizlikler o günahın bedeliymiş gibi hissediyorum.
Çocukluğum benim için söylenmiş ''bu çocuk çok zeki,çok zeki'' pohpohlamalarıyla geçti.İşin kötü yanı bi ara buna kendim de inandım.Benden başka inananlar da vardı.Ortaokuldaki öğretmenlerim...

İşte tam o günlerde Marmara Tv diye bi kanalda İstanbul'da ortaokullar arası bilgi yarışması düzenleniyordu.Pek ders çalışmasam da derslerimin iyi olması sebebiyle bi anda kendimi yarışmaya katılacaklar listesinde bulmuştum.Okulda bu yarışmaya o kadar önem veriliyordu ki,öğlen aralarında falan masalar kurulup ''sahte yarışmalar'' düzenleniyordu.

Marmara Tv'yi çok büyük olasılıkla hiçbiriniz bilmezsiniz,zaten en iyi çektiği yer kanalın dibindeki tekel bayi olsa gerek.Olaya benim gözümden bakarsanız,daha o yaşlarda mahallesinden pek dışarı çıkmayan bi çocuk için 15-20 katlı bi plazanın 40-50 katlı bi plaza gibi görünmesini pek yadırgamazsınız.

Yarışma günü gelip çatmıştı.Yarışmaya yedek üye olarak katılmıştım ve yanımda da yine bir yedek üye olan Zafer oturuyordu.

''Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir isim cümlesidir''?
....

Zafer'in -lan ben bu soruyu biliyorum dediğini anımsıyorum ya da uyduruyorum ama benim ne sorularla ne de yarışmayla ilgim vardı.İlgilendiğim tek şey kameralardı! Programdan sonra,kanalın önüne basın mensubu ordusu toplancak ve Sayın Karaca,17.soruyu nasıl buldunuz?
-Öhöm öhöm,yalan olmasın sorular çok kaliteli değildi arkadaşlar,ülkemi olimpiyatlarda temsil etmek istiyorum. demeyi,sonrasında kızlara imza vermeyi hayal ediyordum sanırım.
Biz seyirciler arasında oturuyorduk ve kameraman zaman zaman bizi de çekiyordu.
Kamera bize dönerken,annemin, aman uslu dursun da yemek yapayım mantığıyla televizyon önünde unuttuğu ben, bunun nelere mal olabilceğini ispatlamıştım adeta.Kamera bize döndüğünde beklenilen istemdışı o hareketi yapmıştım.
Kameraya el sallamıştım.Beni gören Zafer'de bana dahil olmuş o da el sallamıştı.Artık iki kişiydik.
-Oğlum yarışmaya katılamadık ama bi şekilde ünlü olcaz galiba şeklinde birbirimize bakıp gülmüştük yarışma boyu.
Annemin o haftasonu yarışma televizyonda yayınlancak diye komşuları çaya davet etmesi,benim üzerimden prim yapma çabaları ancak  yarışma başlayana kadar sürdü.Karıncalı ekranda beni görmeyi bekleyen ahaliyi ; Marmara Tv'nin kısıtlı bütçesinden midir yoksa o dönemlerde ''montaj''kelimesinin henüz bulunmamış olmasından mıdır bilmem;hoş bir sürpriz bekliyordu.
O an;salladığım elin,tavlama ihtimalim olan kızlara,okulun müdürüne ve öğretmenlere,okul arkadaşlarıma,annemin komşularına ve en önemlisi programı cam gibi yayında izleyen Tekel bayii'ne gittiğinin farkına vardığım andı.
Sonraki gün okulda din dersimiz vardı ve din derslerimize okul müdürü girdiğinden,sınıfa girer girmez:
''Zafer oğlum sen gerizekalı mısın,biz seni yarışmaya gönderiyoruz sen kameraya el sallıyosun,he orda biri daha vardı'' diyerek tüm sınıfa rezil etmişti bizi.
Masaların altında çanta koyma yeri vardır ya.İşte doğru açıyı tutturursanız kafanız oraya yataylamasına giriyormuş ben o gün onu öğrendim.Ünlü olmuştum ama gizli ünlü denebilirdi benim için,Zafer'in babası okulda öğretmen olduğundan herkesin aklında Zafer kalmıştı.Neyseki bu olayı daha az hasarla atlatmıştım.




video
                                    
Demek istediğim şu ki kameralara olan bu ilgim,bu video ile fark edilseydi,şimdi herşey daha farklı olabilirdi.İzlediyseniz,kamerayla ilk tanışmama şahit oldunuz.


Şimdi dönüp geçmişe baktığımda tüm bunların nedenlerini bulmuş gibiyim.Biz 7-8 yaşlarında falandık,(diğer blog yazanı Nepenthe de yanımdaydı,çocukluk arkadaşıyız biz) küçük bi çocuk yerde kağıt para bulmuştu ,heralde çok ufak bi para değildi.Arkadaşlarımızdan Alper bu durumu gördü ve çocuğun yanına gidip,üzerinde Atatürk resmi varsa o para benim dedi,çocuk baktı aa varmış dedi parayı Alper'e verdi.Biz bu duruma epey gülmüştük,o çocuğun laneti üzerimizde bence.


Not1:Bikaç programdan sonra yarışmada yanlış hatırlamıyorsam ya 3. ya 2. olduk ve ben hep yedek olarak kaldım.Şaka maka yarışıpta dereceye giren arkadaşlarıma çeyrek altın verilmişti,şimdilerde güzel para.

Not2:Umarım salladığım o eli gören biri bu blogta okuyucu falan değildir,bırakır giderim buraları.
Not3:Şu para mevzusundaki çocuğun geçenlerde 100 dolar bulduğu ve üzerinde Atatürk resmi bulunmadığı için parayı vermediği söyleniyor.Kurtarsın biri bizi şu lanetten.
Not4:Annemin beni televizyon önünde unutması yüzünden,hafızamın yarısı;Körfez savaşı,Yalan rüzgarı,Parlament sinema kulübü,Kara şimşek,Tayfun hadi yine iyisin klibi,Tanrılar çıldırmış olmalı filmi ve bunun gibi programlarla kaplı.
Not5:''Ünlülük zamanı'' nda hala 14 dakikam kaldı,yedirtmem hakkımı kimseye arkadaş!
Not6:İşimi garantiye alır herşeye 2 kere bakarım ben.Beni anlıyosunuz dimi?
Not7:Yazı fazla kişisel oldu,idare edin arada.
Not8:Robbie Williams ve Robin Williams'ı hep karıştırdım.Neyse bu adamı sevmem,şarkılarını dinlemem ama bu şarkısı fena değilmiş sanki,ünlü olma isteğinden midir bilemedim.


 

13 yorum:

  1. çok tatlı yahu!!! "Ben iki kere daha bakıym mi?" :)))

    YanıtlaSil
  2. küçükken bende de kameraya bakma isteği varmış bütün kayıtlarda cırtlak sesimle anneee ben de bakıyım mı? söylediklerim çıkıyo muu? babaa bide ben bakıyım diyorum :D
    ama sen bi bakmayla yetinmiyosun iki kere daha bakıyosun :))

    YanıtlaSil
  3. @memento mori
    teşekkür ederim,bir de ikiyi elle de gösteriyorum yanlış olmasın diye:)


    @Luna
    bu göz sana aitse hala kameraya ilgin olduğunu söyleyebiliriz:D Ama şöyle bişey var sen de şanslı jenerasyondansın tahminimce,bizim zamanımızda kamera olayı yok denecek kadar azdı,o yüzden yakalamışken 2 kere bakma derdindeyim:)Hatta bu görüntüler de King Kong filminin kasedi üzerine çekilmişti,sen düşün şartları:D Senin görüntülere de bakalım bi ara,söylediklerim çıkıyo mu güzelmiş:)

    YanıtlaSil
  4. çok iyi ya tekrar izledim :) Jenerasyon konusunda şanssız zamandaydım ben de ya, bu yaşlarda çekilmiş bir videom yok maalesef ama bir sürü sesimi kaydederek mahvettiğim zeki müren kasetleri var :))

    YanıtlaSil
  5. benim de olmazdı da Hollanda'dan amcamlar gelmiş,öyle şans eseri olmuş:)

    o kasetleri kaybetme sakın:D benim de öyle bi kasedim vardı ama bulamıyorum.ben record tuşuna basıyorum sonra evde oynamaya başlıyoruz falan abimle,sesler bi güzel kayıt altına alınıyor fark etmeden:) sonra annem eve gelir gelmez anneme koşuyorum;anne Onur kasetlerin içine etti ben hiçbişey yapmadım falan diyorum bunlar da bi güzel kayıt:D Onur'un yaptığı tek şey evde bisiklete binmek,seslerden anlaşıldığı üzere:))

    YanıtlaSil
  6. hahaahahhahaa :)) benimkiler çok çeşitli ya, birinde şarkı söylüyorum, birinde kitap okuyorum, birinde annemler konuşurken kaydetmişim birilerini çekiştiriyorlar :)) hatta bir tanesinde fenerbahçe-beşiktaş maçını kaydetmişim arada yorum yapmışım :)) -hasta beşiktaşlıyımdır da- neyse çok konuştum:))

    YanıtlaSil
  7. evde kaset bırakmamışsın sen yahu:D onları iyi muhafaza etmeye çalış derim,mümkünse bilgisayara falan kaydını al çünkü zamanla bantlar bozuluyor üzülürsün:)

    maçta yenmişmiyiz bari:D
    o zaman bir beşiktaşlı olarak dilediğini yazmakta özgürsün benim yazılarımın altına:)
    yok estağfirullah yorumların için teşekkürler:)

    YanıtlaSil
  8. kaydettiğim bölümde 1-0 öndeyiz ama sonra ne olmuş bilmiyorum hepsini almamışım:) Evde 2 koca çekmece kaset vardı ya ne olacak bana birşey olmasın :P

    YanıtlaSil
  9. iyi bari yenmişizdir yenmiş:D bizde de bi o kadar vardı sanırım,ailelerimiz büyük acı çekmiş:)

    YanıtlaSil
  10. Bazıları hala duruyor bizde hatıra niyetine ama çok kaset attık, neyse ki artık bilgisayarlar mp3 ler var..

    YanıtlaSil
  11. biz de onlarda kalmadı hepsini sokaklarda parçalamıştık yıllar önce:)

    YanıtlaSil
  12. senin de dediğin gibi:benden kıymetli mi:)

    YanıtlaSil