24 Haziran 2011 Cuma

Siz hiç birinin "hiçbir şey"i oldunuz mu ?

   Hiçbir şey, ne kadar basit. Malum anlamlarını açıklamaya gerek yok "hiç" "bir" "şey" , oysa ne çok şeyin yerine kullanılır bu hiçlik ifadesi. Hep cepte ne olur ne olmaz diye bulundurulur, neyin varlarda, açıklanamayan hallerde, olmayan şeylerde kullanılmak üzere. Çaresizliktir hiçbirşey, çaresi olanların tanımı vardır, boşluğun adı hiçbirşey..

    Birinin hiçbir şeyi oldunuz mu hiç ? Hiçbir şeysiniz yani hatta yanisi de yok aslında,  hiçbir şey demek hiçbir şey demektir. Elini tutabildiğin, gözünün taa içine bakabildiğin ya da dertleşebildiğin, beraber vakit geçirdiğin kimseler birşeydir. Kimse yokken avucunu kapattığında elinde olan hiçbirşeydir, mesela hava avucunun içinde sıkışır kimsenin elini tutmadığın kadar tutarsın avucunda ama hiçbirşeydir, gözüne en güzel noktadan gören çapak hiçbirşeydir. Canını sıkan, moralini bozan, kendi kedine güldüren, oturup saatlerce düşündüren adını koyamadığın bütün duygular hiçbir şeydir biri sorduğunda. Başkasına anlattığında anlamını yitirebilecek ya da anlaşılamayacak her şey "hiçbir şey"dir. Yorucudur, kasvetlidir, saçmadır, eğlencelidir. Böyle olmak mühim bir meseledir çünkü sabit bir sorumluluk olayı yoktur, gelişebilecek her şeyden sorumlu, doğabilecek bütün ihtimaller dahilinde ya da tehlike anında iki çocuk sana salça olduğunda en çabuk vazgeçilecek oyuncaksın. Ötesi yok çünkü daha azı ve daha fazlası yok. Yokluklar içinde varolma çabası ve hiçbir şey olmayı kabul etme cabası. Basittir, doğaldır, gerçektir, hassastır. Her şeyin daha anlaşılır olmasını sağlar, anlamlandırır etrafta olup bitenleri çünkü hiçbir şeyin farkında olan insan yaşadığımız zıtlık dünyasında hemen tanır zıttını. Bir insanın hiçbir şeyi olmak aslında hayatında olabiliecek her şey olma potansiyeli oldunun kanıtıdır.  Herhangi bir şey yapıp diğerine yazık etme korkusudur, insan cesareti sadece kontrol altında tutabildiği olaylara karşı işler. Hiçbir şey olmak güzeldir, size "bir şey" olduğunuzda elinizden alınan özgürlüğü sağlar..


" Özel not içerir :
      Baksana hiçbir şeyin olmayı göze alabilecek birisi var ! Bak, sana hiçbir şey olmayacak. Hayatında olan her şeyin dışında kalan hiçbir şeyleri düşün, adını koyamadığın hiçbir şeyleri, sebepsizlik hallerini. Ellerinin, saçlarının, beyninin içinde hiçbir şey kadar özgür gezinebiliecek, bir sınır çizmediğin, bir şekle sokmadığın. Sonsuzluğun kadar büyük ya da hiç kadar küçük. Bak, nereye niye nasıl baktığını önemsemeyecek anlam yüklemeyecek biri. Bak, dön bir daha bak hatta bir daha, emin olana kadar..


    Son olarak Murat Zelan' dan alıntıdır :
   
    "Hiçbir şey’i düşündünüz mü? malum, “hiçbir şey” terkibindeki hiç farsça, bir türkçe, şey ise arapçadır. bin yıllık tarihimize bakınca, hiçbir şeyin “hiçbir şey” kadar “türkçe” olduğunu göremezsiniz. bu kelimede kardeşlik var. birlik var. kesrette vahdet gibi, hiçlikte varlık var. her şey, hiçbir şey de mündemiç olmuş sanki. farsça-türkçe bitişik yazılırken, arapçaya küçük de olsa mesafe konması bile manidar. hiçbir şey, dilimizin ve tarihimizin atom çekirdeği gibi. hiçbir şeyi anlamak her şeyi anlamaktır
 

3 yorum:

  1. Ne çok parantez açtırıcı bir yazı;
    ne yaratıcı bir başlık...

    İşte, kırılırız derinden, kelimeler hayli kifayetsizdir, ''N'oldu'' diye sorar kırıcı-tim; cevap ''hiiç''tir.

    Öyle hülyalı hülyalı bakıyoruzdur bir tepenin üstünden dalgalara boş-hoş. Cümle zavallı kalır bu haz için, sorarlar ''N'apıyosun?'' cevap ''hiiç''tir.

    Hiçlik; tedbir alınmamış hep'tir. Geniştir, şenliklidir, limbustur: sallanırsın.

    Ellerinize sağlık...

    YanıtlaSil
  2. Nomen yorumlarının müptelası olmak üzereyiz blogca, lütfen çıtayı yükseltme sonra diğer yorumlara cevap veresi gelmiyo insanın :)

    YanıtlaSil
  3. Böyle içten cevaplamayın siz de o zaman.
    Birkaç kez ''ters''lenirsem, ilgiyle okuduğum yazılarınızı yalnızca okumakla yetinirim.

    Şaka bir yana,yaklaşımınız, bakış açınız
    ve yakaladığınız enstanteneler sahiden çok
    ilgiye değer.

    Bazen hafif bir kıskançlıkla okuduğum bile oluyor.

    Böyle aydınlık zihinlere çok sık rastlıyor muyuz sanıyorsunuz.

    Bunun için; teşekkür etmeliyim size(blogca)
    Hayatımızda kimi kederler hani şu gemiler gibi uzaklaştıkça küçülüyor; kimi bahtiyarlıklar da yaklaştıkça küçülüyor. Böyle ''ortadan'' bakma olanağı sağlayan zeminlerden kaçmamalıyız.

    Emeğinize sağlık!

    YanıtlaSil