20 Ağustos 2011 Cumartesi

Born to be Lazy

     Gözlerini açar açmaz her zamanki gibi önce elini telefonuna doğru savurdu. Geç kalmıştı yine, aslında bir işi yoktu ya da verdiği bir söz ama güne geç kalmıştı, saat 17.03 bu saate kadar da uyunur mu yuh. Gerçi geç kalmak onun için pek sorun teşkil etmez hatta genelde geç kalır ve bir türlü atamaz bu geç kalmışlığı üzerinden.

    Neye geç kalınır aslında pek iyi bilinmez, hayallere geç kalınır mı, kalınmaz hatta kalınmamalı. Hayal senin çünkü ertele erteleyebildiğin kadar. O zaman da hayata geç kalır, bir ortası yok mu ? İllaki var ama bulamadı, bulamacayak gibi. Topluma uyum sağlamamak bir reddediştir, direniştir nerden baktığına göre değişen, bilinçli yapıldığında insana bir karakter sağlar. Bilinçsiz yapılırsa nolur, amaçsızlık mı, sonucu ne olur kaybolmak mı, saçma değil mi bilinç ve bilinçsizlik arasında bu kadar ince bi çizgiye bir karakter meselesini asılı bırakmak ? ( Saçma demelisin ).

    Başkalarının 2000 lira iken hayat onun için çayın yanına sigaradır mutlaka. Çünkü çoğu aynıdır, kendine sabah kahvaltısı hazırlamak zulümdür normalden daha keyifli değilsen, mutlaka eşofmanın ayaklarının altına dolanır. Kimi tembellik der bu hususa genelde bunlar aile büyükleridir, bu laf her duyulduğunda ellerinden öpesi gelir. Kimi üşengeçlikten kesilmeyen sakalları cool bulur. Onun da hayalleri var mutlaka ama şu geç kalmışlık yok mu işte o insanı kimden yumruk yediğini anlamadığı kavgalardaki psikolojiye sokar. Onun içinde öyle, klasik yastıklar zindan olur meselesine hiç girmiyorum hatta geç kaldığını hissetmediği her an onun için güzeldir, uyku dahil. Tabiki kendine göre savunma yöntemleri var, hayatın farkına yeni vardığı, henüz aklının başına geldiği gibi psikolojik savunmalar dışında bişeyler yapmaya çalışıyorum zaten tarzı yalandan hareketler. Hayallerse olduğu yerde durur, ne uzar ne kısalır ne kaçar ne yanaşır. Hiçte üstüne alınmaz ben hayalim bi adım geleyim o bana bin adım gelir vesaire. Üstüne bir de hayatını düzene sokmuş ya da bi baltaya sap olmuş arkadaşları vardır ki bu kadarı artık yavşaklığın daniskasıdır. Hayallerine göre şu anda onu bi blog yazısından değil de bıçkın genç bir yazar olarak kitaplarının arkasından okuyor olmalıydınız. Fakat hayal işte dediğim gibi ne tamamen biter ne de işte geldim burdayım der. Hatta kendisi hiçbirşey yapmadan söylenir :
"Ben buradayım sevgili okuyucum sen neredesin acaba "

Ne dersin ? Hayallere geç kalınır mı ya da hayata ?

* Tamam kabul " O " benim
* Cümle Oğuz Atay'ın, bildiğinizi biliyorum ama yazıp blogda ismi geçsin istedim.
 

7 yorum:

  1. Geç kalınır bazen ikisine de. Bu yakalanmayacak anlamı taşımıyordur ama, taşımıyordur değil mi?

    'Asılı bırakma yine de, bir yerinden başla' derim.

    YanıtlaSil
  2. ''Kendimle biraz gurur duydum; çok değil. Çünkü bizim ilerlememizi engelleyen otuzyedi durumdan on yedincisi, gereksiz gurura kapılmaktı. Yirmiikincisi ise, onyedinci ilkenin aşırı uygulaması sonucunda, kendini küçümsemek gibi başka bir yanlışlığa sürüklüyordu insanı.'' O.Atay-Tehlikeli Oyunlar/413

    ''çok geç'' ile ''fazla erken'' arasında gidip gelen bir sarkaç olma hali, galiba bilinci üzerine eğilen her bireyin az biraz midesini bulandırıyor.

    Halbuki ''zaman'' kendi uydurduğumuz ve ''mekan''a uyarlanmış en sistematik yalan değil mi?

    Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  3. http://www.youtube.com/watch?v=hkb3c0Xh2hk

    Lazy Jane - Kinetic Typography - Shell Silversteen

    Tam da bu yazınız için söylenmiş bir şarkı...

    YanıtlaSil
  4. Evet bazen çok geç kaldım demek için bile geç saydıklarımız olur kendimizi..Ama bunlar bahane üretebilme yeteneğimizden ileri gelmezmi?? Yada demiştinizya bizden hep DENGELİ olmamızı istediklerinden ötürü bunlar üzerine yazdığımız bahenelerimizi hep cebimizde taşırız. Ve hayallerimizi gerçekleştirmek kısmında çıkarırız ortaya istem dışıda ahanda bahanem var olmazki diyerek.. Mantık çerçevesindeki tabikide hayallerin gerçekleşmesi nekadar istediğimize bağlıdır..
    ''Ne istediğime dikkat ederim çünkü elde edebileceğimi bilirim'' diyebilmeliii..

    YanıtlaSil
  5. Burcu : O anlamı taşımasa da mesafe insanı korkutuyor sanki, hani kaçırdığın şeyin peşinden daha hızlı koşmak yerine ağırlığı altında ezilmek daha kolay geliyor ve biz insanlar kolayı seviyoruz değil mi ?

    Nomen : Sayende Oğuz Atay'ı ismi daha çok geçiyor teşekkür ederim, zaten insan olarak gücümüz ve güçsüzlüğümüz " zaman " kavramında açıkça görülmüyor mu ? Zamanı bulacak kadar güçlü, kendi bulduğumuz şeyin altında ezilecek kadar güçsüz varlıklarız. ( en azından kendim için)

    Ebruli : Diyebilmeli çok haklısın söylediklerinin altına imzamı atarım :) Ama bir o kadar kaypağız ( yine en azından ben ) hatta daha ağır konuşacağım olmayacak :)

    YanıtlaSil
  6. :))) Daha agır konusma ıcın mail atabilirsin her turlu cevaplarız :))
    yurdum insanı olarak evet gerçek diyorsun varbi kaypaklık kanımızda ;)) Demekkii ozaman hiçç şikayetçi olamamkmı gerekkine..

    YanıtlaSil
  7. Olmuş insanı tarif ediyosun yorumlarında, yani benim henüz karşılaşmadığım bi tür :) şikayetçi olmak en az kaypaklık kadar kanımızda var.. Daha ağırları dahil :))

    YanıtlaSil