30 Haziran 2014 Pazartesi

        Nasıl unutabilir insan çaresizlikle karşılaştığı ilk yeri ? O tanışma anına şahitlik edenleri nasıl silip atabilir ? Ekseriyetle sigara içmeye yarayan ve çocuk gibi kalem çiziği ellerimin yüzümü serbest bıraktığı gecelerde dönüp dönüp göğe bakıyorum. Kafamın üstünde milyon yıldız, bazıları söneli yıllar olmuş olabilirmişmiş. Şimdi hangisini silip atacağım bilmiyorum. Bu banklar ne kadar çok acı biriktirmiş, hangi bank beni kucağına oturtmuştu o gün hatırlamıyorum. Zarifoğlu söylemiş " ne çok acı var  ", arkadaşlarım söylüyor " kafana takma", ulan herkes bir şeyler söylüyor, iyiliğim içinmişmiş.

        Ben de biliyorum hep haklısınız, hatta bir tek bunu biliyorum hepiniz haklısınız, bi benim haksız olan, hiç bi bok bilmeyen, hiç bi şey hak etmeyen bi tek benim anasını satayım. İyilikler sizin olsun, ben çoktan sönmüş olabilecek yıldızlara isim takmaya devam edeceğim, yaptıklarım için pişman olup yapmadıklarıma daha çok pişman olacağım. Şimdi izin verirseniz bir sigara daha yakacağım. Çünkü cevabını bulmam gereken lanet bir soru var, nası unutacağım bu soktuğum çaresizliğiyle tanıştığım ilk yeri ? Belki onu bulursam, bir ihtimal  son çaresizliğimden nasıl kurtulacağımı da anlarım.

Bu aralar çok çay içiyorum...
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder