26 Mayıs 2012 Cumartesi

eau de iett

Şiddetle kalktı koltuktan " Yalan söylüyorsun ! " Daha ne dediğini idrak edemeden çantasını kapıp fırladı, " dur ne yalanı, ne diyorsun sen ? " . " Yalan söylüyorsun işte " sesindeki şiddet giderek azalırken çaresizlik yükseliyordu. " Daha birşey söylemedim ki yalan olsun, gerçekten anlamıyorum neden böyle yaptığını "


Gerçekten anlamamak çok kötü bir durum, başına gelmiştir senin de illaki. Neler olduğunun farkına varmadan başlayan olay zincirleme reaksiyona girerek o kadar çoğalıyor, o kadar dallanıp budaklanıyor ki artık önü alınamaz bir hale geliyor. Eblek eblek etrafa bakınırken ya da özneli yüklemli bir cümle dahi kuramamışken o darbeyle şekillenen suratınızdaki  " anlamamış insan " ifadesi de cabası. Çoğu zaman bütün insanlar bir sırrı paylaşıyormuş, bir tek benim haberim yokmuş gibi hissettiğim oluyor hatta bazen insanları aralarında fısıldaşırken yakalıyorum da tam ben girince susuyorlar " hassiktir bee yine duymadım " gibi oluyorum. Bu psikolojik rahatsızlık olabilir haklısın ama zaten benim bahsettiğim daha minimal bir anlamamak durumu şu klasik " aa kıza bak, lavuğa bak " durumu değil. Olan bir şeyi anlamamaktan bahsediyorum, işin öznesiyken dış kapının mandalı olarak kalmaktan, hayat ne boktandan sıyrılıp oha lan noluyoruza ulaşmaktan, tümden gelimden, tüm gereksiz şeyler anlam kazandığında bir tek senin beyninin durup " bak oğlum giit " dediği andan.
     
        Aynen o an gibi, ortada hiçbir şey yokken, daha yeni oturup hal hatır sorarken birden patlayan yalan söylüyorsun adlı bomba gibi. Patlama o kadar şiddetli oldu ki o andan önce taa doğumuma kadar geçen süreyi, yaptıklarımı sorgularken buldum kendimi, farkında olmadan nasıl bir yalan söylemiş olabilirim. Hatta hiçbir şey yapmadan yalan söyleyecek birşeyi nasıl bulmuş olabilir bilinçaltım. Çok az vaktim vardı, çok hızlı düşünmeliydim, patlamanın tesiri yavaş yavaş hissediliyor nükleer etki aramızdaki bütün sinaptik bağları eritiyordu. Sabah her zaman uyandığım saatlerde kalkmış, kahvaltı yapıp hazılanıp çıkmıştım, bu noktada bi sorun yok. Merkeze inip bankaya uğradıktan sonra direk gelmiştim yanına, tabi geldiğim yol konserve otobüslerle 40 dk kadar sürüyordu hatta bu ne kalabalık diye inmeyi bile düşünmüştüm bir ara. Üstüne bir de sıkışıklık nedeniyle ayağımın üzerinde hoplayıp zıplayan, sapık damgası yememek için aramdaki mesafeyi mümkün olduğu kadar açık tuttuğum hatun kişisi, o kadar fazla parfüm sıkmıştı ki bayılıcam lan ! " Allah rızası için o parfüm şişeleri tek kullanımlık değil hanımefendi. Şaşıracaksınız ama onu bir kaç ay kullananlar var   " diyecek noktaya gelmiştim. Sabır diyip duruyordum kendi kendime ama dile kolay 30 dakika bu şekilde yolculuk etmek zulümdür, insanlık suçudur ! Her neyse başka birşey olmadan yanına gelmiştim en nihayetinde aklımdaki hiçbir olayda yalan söylememiştim ve artık benimde dayanacak gücüm kalmamıştı. Konuşa konuşa kapıya kadar gelmiştik ve o bombadan kaçmak yerine bi an önce ölmek için üzerine gitmeye karar verdim. " Ne yalanı ya nerde yalan söyledim sana " diye tartışmanın namına yakışır bir çıkış yaptım. " Leş gibi kadın parfümü kokuyorsun, sen evden gelmiyorsun"  dedi.


Hadi dürüst olmayı deneyelim çoğu zaman kızsak dahi aslında kendi içinde bir mantık barındırır hayat. Fakat bazen hiç beklemediğimiz sayıda saçma şey bir araya gelerek mantıklıymış gibi görünebilir. Bazen ortada suç yokken fail yokken fiil yokken daha doğrusu durup dururken mağdur olursun hatta fail bile olabilirsin ortada mağdur yokken. Hayat hep bizi şaşırtmaz bazen karşımızdaki insanı şaşırtabilir ama yine de toplu taşıma araçlarına parfüm sıkmak yerine bi şişe parfüm içip binmesek mi ne.


bu nası bi anafikir lan !
 

9 yorum:

  1. ahahah bir kadının parfumu neye yol acmış saka gibi :D cok tatlı yazmıssın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bana da şaka gibi gelmişti :D Teşekkür ederim :)

      Sil
  2. ah bu kadınlar..SEN BURDA MAĞDURSUN BENCE KIYAMADIM SANA AÇIKLADIĞINDA İNANDI MI BEN ONU MERAK ETTİM AYRICA CAPS LOCK DA AÇIK KALMIŞ :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. açık kaldığını farkettiğin iyi olmus :D sen olsan inanır mıydın ?

      Sil
  3. İyi yanından bak . Otobüste parfüm kokusu yerine başka bir kokunun esiri olabilirdin . Doğal kokular üzerine sinmez ama zihinde kalıcı etkiler bırakır .
    Parfümü sıkan kadın da kendinde güzel olmayan başka şeyleri kapatmak isterken egosunun altını fazla açtmış .Yanık kokusu o.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. abi öyle ego mu olur o egoysa eğer onu parfüm değil alçı çeksen kapanmaz :D

      Sil
    2. Biz buna kişilerdeki bireysel eziklik egou diyoruz . Sen direk beton dök uğraşma .

      Sil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Ben kendimi inandırırdım seni de sana inandığıma inandırırdım. Aslında hiç inanmamış olurdum.

    YanıtlaSil