18 Mayıs 2012 Cuma

Anlam kaygısı

        Çok yorulduğum bir dönemi de atlatmış bulunmaktayım an itibariyle, o kadar yorgun bir dönemdi ki bazen takvimin bile sayıları kaldırmakta zorlandığını düşündüm ama geçti nihayet. Huzuru evinde  bulanlardanım ben de, evin uzağında olduğum zaman biraz tuhaf hissediyorum açıkcası, bu asosyallik mi bilmiyorum zaten o tarz falan filanlara çok takılmam paşa gönlümün emirlerine tabiiyim daima.Tek sorun şu anda evin etrafında yapılmakta olan iki inşaat, o gürültü nasıl bir gürültüdür, gökten hazır ev düşse bu kadar ses çıkarmaz. Eğer seninde evinin etrafında iki inşaat ve pencere ve perdeleri kapalı bir ev arsa o benim komşu, merhaba.



Benim gibi evinde oturmaktan keyif alan bir insansan anlarsın, her noktası kendine ait, sana özel bir yerde nasıl huzurlu olunabileceğini. Daha doğrusu şöyle söyleyeyim ; bu yaşa kadar süper kahramanları seyrederek gelmiş, başkalarının hayatında kahraman olmayı hayal etmiş olan ben, en azından mütevazi sınırları olan imparatorluğumda olmayı dışarıdaki imparatorlar (!) sürüsünün içinde olmaya tercih ediyorum. Başkalarına saçma gelen eşyalarımın anlamlarını bir tek benim bilmemi seviyorum, en basit örneği odamdaki toka ve bi hırka. Aslında tokayı kimden aldığımı anımsar gibiyim ama hırkanın nasıl geldiğini neden burda olduğunu hiç hatırlamıyorum. Saçma bi şekilde tokanın uğur getirdiğine ve hırkanın lanetli olduğuna inanıyorum ama ikisinide atmıyorum. Aksi gibi gelenlerde tokaya elini atıp hırkaya selam bile vermiyorlar, tokayı takmamaları konusunda uyardığımda ise ne alaka çok saçma vs gibi tepkiler alıyorum ama dedim ya hoşuma gidiyor arkadaş onların anlam verememesi. Böyle olunca sanki gerçekten uğur getiriyormuş, aramızda farklı bir ilişki varmış gibi hissediyorum. Hırkayı isteyene yanında bir de kendi hırkalarımdan bi tane vereceğim ama hiç oralı değiller. Aslında ben bunları bişey söylemek için yazmıştım ama unuttum cidden neden anlattığımı, o yüzden şimdi aklıma gelen bişeye bağlamayı deneyeceğim sıkı tutun !


Zamanında, sevdiğim ve saygı duyduğum bir büyüğüm vardı ( ki hala var yanlış anlaşılmasın hala severim kendisini ama eskisi kadar saygı duymadığım için görüşmüyorum, yanlış olabilir ama tarzım değil ) Bir arkadaşımın doğum gününde anlamlı bir hediye bulmak için götümü yırtarken bana yardımcı olmak için benimle gelmişti. Bir türlü bulamayınca " Madem anlamlı bir hediye bulamıyoruz, hediyeye bir anlam katmayı denesek olmaz mı " diye bir fikir yürütmüştü. O zaman için biraz zor gelmişti sonuçta daha yeni alınan bir zımbırtıya nasıl bi anlam yüklenebilirki. Fakat tarih yürüdükçe bize ait olan şeyler canlı organizmalar gibi daha doğrusu insanlar gibi birşeyleri üstüne alınıyor sanki. Kimden geldiği, kimin olduğu, ne zaman alındığı geçiyor, tek başına bir anlam ifade etmeye başlıyor. Sadece hediyeler ne bileyim eşyalar için değil başımıza gelen bütün herşey aynı sistemde yürüyor. Kazalarımız, ayrılıklarımız, utançlarımız, seviçlerimiz, huzur duyduğumuz anlar, gülümsediğimiz anlar vs. Belli bir zaman sonra nasıl olduğu zor anımsanıyor ama ne olduğu aklımızda daima kalıyor. Birşeyler daha söyleyecektim ama nargilemin közü bitti, ben köz alayım. Koca ömürde kendimize adam gibi bir anlam yükleyemeyip geri kalan herşeye değişik anlamlar yüklemek iyi mi kötü mü bilmiyorum ama kesinlikle tuhaf. 


* Bu yazı çerezlik olsun, bir iki güne daha güzel bir yazıyla dönmeyi umuyorum, sen de um sinerji olsun evrene mesaj falan.


Selametle
 

4 yorum:

  1. seni çok iyi alnlıyorum çünkü evde geçirdiğim her an en güzel an benim için. evde oturmayı kendimle zaman geçirmeyi seviyorum. odamı seviyorum kitaplarımı seviyorum.

    yazıyı da sevdim evrene mesajı da gönderdim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o zaman sende ne işin var evde hava ne güzel tepkilerine uyuz oluyorsun :)

      Sil
  2. senin kendine yüklediğin anlamın aynısı benim de listemde var. hırkayı hediyesiyle birlikte ben istiyorum vee biliyorsun kedigillerdenim evimi çok seviyorum ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamam o zaman hediyesini hazırlıyorum ama tekrar söylüyorum lanetli o :)) benim gibi evini seven arkadaslarım olmasını seviyorum tek deli ben değilmişim gibi hissettiriyolar :)

      Sil