22 Ocak 2011 Cumartesi

Karışık İlişkiler

    Blogun isim hakkı sahibi Ziya'nın atmosferle alakalı mantıksal kurgusundan öte benim fikrim atmosferin dili olsada öpüşsekten ibaret, evet hayvanca biliyorum ama bana karşılıksız olarak bu kadar iyilik yapan bişeye nasıl kayıtsız kalabilirim. Hem ayrıca annesinin ağzıyla konuşan adamlara aşık olan ya da kız arkadaşıyla en son oturduğu banka taht muamelesi yapıp her gördüğünde selam çakan insanlar olduğumuzu düşünürsek o kadarda saçma değil.   
   
"Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş"
    Tamam Ziya anlattı anladım mantıksal olarak, konuşuyoruz kaybolmuyor kendi halinde duruyor ama ben zaten etrafımda birileri varken sesli konuşuyorum tekrar dinlesem ne olacak bir gizliliği yok zaten. Kendi kendime kaldığımda da dışarıya "mırr mırr" gibi sesler cıkararak icimden konusuyorum, onu duysanız zaten muhattap almazsınız beni. Hadi sesler kaybolmuyor diyelim bu faceebook ve msn konusmaları ne olacak ? Onları okuyabilir miyiz sevgili atmosfer ? Asıl bombalar orda, neler konuşuluyor kimbilir ( pardon yazışılıyor ). Demekki hakaten baki kalan sadece hoş bir seda imiş işe yarayan şeyler baki kalmıyormuş. Ayrıca bu yazıda baki kalmayacak demekki üzüldüm şimdi. Peki neden yazıyoruz, çünkü hiçbir rüya reddedilemez, özellikle parmak uçlarınıza geldiği zaman.

"Diplomasi kadife eldiven içindeki demir yumruktur"
    İşin tuhaf tarafı biz yazma fiilini çok çeşitli yerlerde kullanıyoruz ve tabiiki ilk akla gelen mecazı "karşı cinsten birine yazma" oluyor. Tesadüfün böylesi ya oda rüyadan ibarettir ama rüyanın kabusuda içinde bulundurduğu genel bir isim olduğunu unutmamak gerekir. Bu kabusların sebebi bi tarafınızın açıkta kalması ya da akşam yemeğini fazla kaçırmanız değil tabiiki. İki krallığında bir türlü birbirine düşman olmayı beceremeyip aralarındaki iktidar savaşını diplomatik olarak sürdürmeye çalışmasıdır neden. Kısaca kadın erkek arasındaki fark şudur ( konu yağmur ) :

Kız : Bence dünya ağlıyor.
Erkek : (Peh) melekler işiyodur.


    Bu büyük iletişememe sorunu içinde birde ilişkileri satranç gibi düşünmeyi abartıp "ben düz gider çapraz yerim" psikolojisiyle iltifatlara boğduğu kızın en yakın arkadaşına yazanlarda var, "aslında erkekler değil kızlar erkekleri seçer, erkekler davranışlarıyla sadece seçilme şansını arttırır" diye körü körüne bağlandığım tezimi ne alakası var canım diyerek piç etme eğilimine giripte onla illgilendiğimi bilerek benim yerime zaten sevgilisi olan adamı seçen kızlarda. Biçimsel olarak aynı olsada mana olarak çok farklı konuşan iki cinsin ( Tarık Akan - Emel Sayın filmleri hariç ) anlaşıyormuş gibi yapmasıda cabası. Cengaver adamın kız arkadaşının yanında yumoş ayıcığı gibi olması mı dersin, erkek arkadaşına şirin görünmek için gol oldu diye rakip takımın golüne sevinen hatun mu dersin. İşte bunların hepsi bir araya geldiğinde ortaya çıkan diyalog yaklaşık şudur..


Kız : Aşkııım çok şiştim bu ara dimi :(


Erkek : Ne alakası var tatlım her zaman ki gibi iyisin


Kız : yaa doğruyu söyle


Erkek : Doğruyu söylüyorum ya inan bana ( iç ses : heh ben doğruyu söylüyorum tartı yalan söylüyo a.....k..... az ye )


    Biliyorum iki cinste doğal ortamında çok iyi çok güzeller, hatta aşk tuhaf bir şekilde güzel ama bu olaylar çoğumuzun başından geçtiyse ve geçmeye devam edecekse atmosferden geri döndüğünde nasıl düşünürüz ? Israr ediyorum bence hala atmosferin dili olsada öpüşsek...
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder