10 Nisan 2013 Çarşamba

Tesadüfi Hakikat


      Bütün kapılar kapanır, geçip geçmediğinizi umursamadan, zamanın erimez iradesiyle kapanır. Biz, kafatasının derisini yelken yapan insanlar burnunun pruvasına doğru yol alırken kapanan kapılardan geçemediğimiz için yönümüzü değiştirir, bu işe de seçim deriz. Seçim tereddütten ibarettir halbuki, tereddüt de hakikatin olmadığı yerdeki yanılsamadan..



      Yazdıklarıma karşılık gelen karakterimi az çok tahlil edebilmişsindir diye düşünüyorum sevgili okur. Fazla melankoliden haz etmeyen, realist yaklaşımlara uzak, lafı tam hayalin doksanına çakacakken çatalından döndüren bir adamım ben. Bu halde hakikatin izini sürmek, tesadüfen karşınıza çıkmasından daha zor. Peki tereddüdün içinde olmayan hakikat, tesadüfün içinde mi ? Tartışılır, hatta tartışalım ; gelecek seferki kutlamanızda ( doğum günü, mezuniyet vs. ) pastanızın üzerine meteor düşme ihtimali 5 milyarda 1 iken, aynanın karşısında kendi yansımanıza sitem etmeniz ya da iltifatlar yağdırma ihtimaliniz % 50 , hatta tanımadığınız birinin sizi başka birisi zannederek konuşmaya başlaması % 0,27..

" - Ne kadar aptalca bir şey yaptığının farkında mısın ? Diye çıkıştı, onurlu bir samurayın son gücüyle düşmanına cehenneme beraber gitmeyi teklif eden kılıcını sallar gibi dönerek.
- Farkında olabilirdim eğer bahsettiğiniz konuyu bilseydim, peki siz yürüyen merdiven boyunca benimle konuştuğunuzun farkında mısınız ?

- Aaaa ! Çok özür dilerim ben size söylemedim, az önce arkamda, gerçekten çok özür dilerim." Ağzının kenarlarında sanki şaşkınlık ile gülümseme arasındaki ifadeyi açıklamak için iki tane parantez beliriverdi. Doğuştan değil, o an için melekler tarafından özenle çizilmişti ve bahse girerim dünya üzerindeki insanların o parantezlerden haberi olsa, bu kızı şaşırtmak için elinden geleni yapardı.

- Önemli değil, hem ses tonunuz o kadar inandırıcıydı ki bir an aptalca bir şey yapmış olabileceğim ihtimali aklımdan geçmedi değil

- Gerçekten kusura bakmayın, metroya bindiğimden beri tanımadığım fakat kendini dinletmeye zorlayan birisi vardı arkamda, sizi o zannettim   
- Gerçekten önemli değil, hem ben pek ısrarcı değilimdir. Ben Turgut bu arada, izin verirseniz yürüyen merdivenlerde tesadüfen akli dengesizliğimi fark eden kişinin adını öğrenmek isterim. " Yürüyen merdivenleri yürümeden bitirmiş, çoktan yer yüzüne çıkmıştık. Fakat yüzünün saydam ışıltısından ne zaman yeryüzüne çıktığımızı fark etmemem normal diye düşünüyordum.

- Gamze ben, bu arada sizi tanıyorum. Yani tanıyorum derken her gün görüyorum neredeyse, metroda. Falanca kitabı okuyorsunuz değil mi ? Ben de o kitabı merak ediyordum, bir türlü okuyamadım dikkatimi çekmişti. " Diye açıklama yapma gereği duydu tanıyorum dedikten sonraki, yüzümde onun kadar iyi noktalama işaretleri belirmese de, soru işareti ifademi fark edince.

- Evet, çok dikkatlisiniz ve hala merak ediyorsanız, buyurun okuyun beğeneceğinize eminim. " Çantamdan kitabı çıkararak kıza uzattım, tesadüfen kitabı bitirdiğim gün, tesadüfen bana aptal diyen ve tesadüfen kitapta başrol mekanlarından biri olan Kadıköy'de.

Tesadüfler hakikatin elçileridir, yanlarında hakikatten bir tutam taşırlar. Tesadüfler hakikatin ulaşılamaz görünen yolunda,  hayatın yapmacık inandırıcılığına biraz daha sempati duymamızı sağlar. Ben, kendi adıma hakikate direk ulaşmak için henüz fazla canlıyım, saf hakikati bir kızılderili kabile reisini mezarından çıkarıp sorabilirsiniz. Birini tesadüfen sevebilir, bu sevgiyle hakikate ulaşabilir ya da tam tersi nefret edebilir hakikate ulaşmak için salt bir nefret enerjisi sarf edebilirsiniz. Belki bakarsınız, kapanan kapılar sizi tesadüfen doğru yola yönlendirir, siz tereddüt ederken.

"- Teşekkür ederim, ne kadar centilmensiniz" dedi

- İlk günüm.

- Bende size numaramı vereyim, hem kitabı geri vermek hem de bu yaptığım kabalığı affettirmek için bir kahve içeriz belki." Yüzünde yeni bir parantez açıldı, bu sefer dünyanın anlamını açıklamak için sanki.

- Sorun değil, kitap sizde kalsın. Soran olursa yarı zamanlı süper kahramanlık yapan birini mesai saatleri dışında yakaladım dersiniz." dedim ve dönerek henüz bildiğim en hakikatli şeyi, denizin üstünden çilek reçeli sürermiş gibi narince geçip boynumdan akan rüzgarı hissetmek için iskeleye doğru yürüdüm...
 

5 yorum:

  1. "Tesadüfler hakikatin elçileridir". Gamze'nin ve Turgut U.'nun fazla tesadüfi gerçekleşen bir olayın neticesinde hangi hakikate varacaklarını, daha doğrusu hangi hakikat üzerine kafa yoracaklarını çok merak ediyorum. Kitabın adı neydi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet biraz fazla tesadüfi ve takdir edersin ki tesadüflerle hakikat arayan bir insanın başı sadece bu kadar tesadüfle kalmaz. Hangi hakikat ? Sanırım hakikati çoğul kullanmadığım için fark etmişsindir, benim için hakikat tek o yüzden hangi sorusunun net bir cevabı yok üzgünüm.

      Sil
  2. "Seçim tereddütten ibarettir halbuki"

    tereddüt ne fena bi şey. ve çok doğru bu yazdığın paragraf.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haksız olduğuma sevinebileceğim nadir durumlardan biri olabilirdi doğruluğunu desteklemeseydin fakat dediğin gibi, ne fena.

      Sil
  3. ilk paragraf, yazının geri kalan tüm diğer parçalarından bağımsız ve vurgusu aşırı güçlü, aforizmatik bana kalırsa.

    çok etkileyici bulduğumu belirtmek istedim.

    YanıtlaSil