23 Eylül 2012 Pazar

Mütemadi Lakırdılar 6


       Havanın birden nasıl bu kadar soğuduğuna anlam veremezsiniz, nasıl bu kadar sert estiğini rüzgarın birden. Yaktığınız sigaranın yarısını sizin, diğer yarısını esen rüzgarın içmesine sadece sigaranın ömrü kadar lanet edersiniz. Hatta biraz daha dikkatli dinlerseniz o rüzgarın çok uzaklardan sesleri kulağınıza dokundurarak devam ettiğini bile farkedebilirsiniz. Çünkü farklıdır yaşlı bir ağacın sesiyle yeni bir dalın sesi, sokak kedileri ya da çocukların ayak sesleri, dinlerseniz anlarsınız. Bunların hepsine eğer sigara içmek için kedisi bol bir sokakta, apartmanın önünde, bir sonbahar günü oturursanız şahit olursunuz.

Tipik bir sonbahar günü yinede ne olur ne olmaz diye hırkamı sırtıma atıp kapıya çıkmıştım, ilk gördüğüm ayakkabıyı ayağıma geçirip üstüme başıma bakmadan. Bizim buraların kaldırımları yüksektir , aslında çocukken daha yüksekti, biz büyümediğimize göre kaldırımlar üzerinde yürümekten iyice yere batmış olmalı artık. Kaldırımda oturan iki arkadaşımın arasına girip hemen konuya dalmıştım :

"- Ne yapıyorsunuz lan kerhanacılar. Bi sigara versenize sizi gördüm dışarı fırladım sigarayı almamışım yanıma."

Arkadaşın çıkardığı paketten bir sigara alıp dudaklarımın arasına koymuş, hasretle beklenen bir cümle kadar yakıştığını düşünüyordum o an sigaranın dudaklarıma. Cebimden çakmağı arayıp bulamayınca arkadaşımdan çakmakta istemek için ona döndüğümde olan oldu. Tam olarak arkadaşımın tarafında karşı kaldırımdan geliyordu asıl sıcaklık, saçlarının dalgasını hangi okyanustan ödünç aldığını bilmiyordum fakat o dalgaların vurduğu kumsal omuzlarında kalmış ve hep hayalini kurduğum sahil karşı kaldırımdan yürüyordu. Gülüşü bir yerden tanıdık gelemeyecek kadar samimiydi fakat gözlerini yakından görememenin verdiği ızdırapla arkadaşımdan sadece el hareketiyle çakmağı isteyebilmiştim. 

"- Kim bu " diye sorabildim sadece çünkü bizim mahallede az çok herkes birbirini tanırdı.

"- Kimse " dedi birisi.

"- Nasıl "kimse" ? Baksanıza abiler dokunduğu yerden yeni bir güneş doğuyor ! "

"- Ya geçenlerde birileri taşınıyordu hatta bizimkiler görmüş bi kızdan falan bahsediyorlardı, bu kız heralde " dedi diğeri.

Sanırım ilk kez gözlerini alamamak deyimi ile o gün tanışmıştım. Kız kaldırım boyunca adımları gizli bir cennete davet eder gibi yürüyordu. Emindim, ayak izlerin takip etsem mutlaka bir güzelliğe çıkacaktı, kötülük kız için sadece masallarda adı geçen hikayelerdeydi sanki. Kız yürüyordu bastığı kaldırım sevinçle biraz daha yükseliyordu, yürüyordu sonbahar güneşi utancından iyice bulutların arkasına saklanıyordu. Kız yürüyordui benim sigaram bitiyordu.

"- Bi sigara daha versene " dedim arkadaşıma, kızı biraz daha seyredebilmek için zaman kazanmak niyetiyle.

"- Yeni söndürdün be oğlum ciğerlerine yazık " dedi arkadaşım.

"- Haklısın " dedim, kalkıp aksi yöne doğru yürümeye başladık.

Arkadaşım haklıydı, sonuçta herşey bir sigara kadar umrundaydı insanın, aksi halde ciğerlerimize çok yazıktı...
 

3 yorum:

  1. O düşlenilen sahili peşine takıp gelen kızı görmek isterdim doğrusu, bir sigara da ben yaksaydım da beraber seyretseydik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama sigara sağlığa zararlıdır :P Sahil nedeniyle mi kız nedeniyle mi ?

      Sil