10 Mart 2012 Cumartesi

Zartniyet FM



Hanımlar beyler bugün sizlere Zartniyet İstanbul stüdyolarından sesimizi yükseltiyoruz. Benimle birlikteliğiniz şu andan itibaren başlayıp bikaç dakika sürecek, çalan müziğin ritmini takip ederek odamın girişini bulabilirsiniz.



İstanbul'da havalar giderek ısınıyor ama bu günlerden itibaren bi ay boyunca muhtemelen çamur ve su birikintileriye beraber yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Üstelik kalın montlarla ince montlar arasındaki seçim giderek zorlaşıyor çünkü önümüz berdelacuz yani diğer bir isimle kocakarı soğukları. Tabi ben bu isimleri en son babannemden duymuştum berdelacuz, kırlangıç fırtınası, filizkıran fırtınası. Bu fırtınaların tutarlılığı tartışılır ama asıl takıldığım nokta bunların bizim hayatımızdaki tutarlılığı yani zamanla terk ettiğimiz hoş şeylerin peşimdeyim. Sokakta iki kişi böyle konuşsa babanne, dede diye sarılasım geliyor, yalnızlığımızı kendimiz yaratıyoruz vesselam..


İşleri de zorlaştırmayı çok seviyoruz, keşke şimdi " bir telefonumuz var " diyip birinizi telefona bağlayabilsem, konuşsak ne kadar birbirimize benzediğimizi anlasak hepimiz. Sıkıntılarımızın boş olduğunu her an bilip o sıkıntılarla boşalmaya ne kadar aşığız aslında. Yorgunuğumuzu da kendimiz yaratıyoruz, dertlere off git başımdan diyip kaş göz hareketleriyle girebileceği arka kapıları gösteriyoruz. En basiti hepimiz sabah hiç kestiremediğimiz bir güne uyandığımızda tanmadığımız tatlı insanlara günaydın demeyi çok isteyip bir türlü yapamıyoruz. Eğer siz yapabiliyorsanız ben kendime uyuz olmaya devam edeceğim. Bişeyler anlatmaya çalışıyoruz çünkü söyleyecek önemli şeylerimiz var ama ya dilimiz dönmüyor ya da fırsat verilmiyor. Söylemiştim sanırm asıl özgürlük insanın " kendinden " kurtulmasıdır ( parantez içinde açıklayayım kendinde kurtulmayı intihar ya da kendini sevmemek gibi algılayan hoş hanımlar ya da karizmatik beyler ; lütfen sağ üstteki çarpı işaretiyle bizi kendi toplumunuzdan tasfiye ediniz ) Üzgünüm hiçbirimiz özgürlük için yatırım yapmıyoruz. Bu konuşmadan ulan çok pismişiz yahu sonuçu çıkmasın sakın. Yaptığımız güzel şeyler de var şu an aklıma çok fazla gelmiyor ama benim en hoşuma gidenlerden biri müzik dinliyoruz. Dinlemenin ne demek olduğunu bilen insanlar olarak müzik dinliyoruz. Müzikle hüzünleniyoruz, neşeleniyoruz, sakinleşiyoruz ya da gaza geliyoruz, hayatı sabit olmayan ama belli bir ritimde yaşamayı seviyoruz. Aklımızda sürekli bir sesle geziyoruz, farklı ses ama aynı ritimde birileriyle tanıştığımız zaman hemen kanımız ısınıveriyor. Kaldı ki bu şekilde aşk denen olayı açıklamakta hayli kolaylaşıyor ama o topa hiç girmeyeyim. Zaten radyonun da büyüsü burdan kaynaklanıyor sanırım, kendisini görmediğimiz sadece sesini duyabildiğimiz bir insanı saatlerce dinlememizin sebebi bize uygun bir ritim ve bize benzeyen insanlarla aynı yerde olmanın verdiği huzur..


Velhasıl söyleyeceğim şey basit aslında, kendinize uyuz olmadığınız zamanlarda durup dururken aynaya baktığınız zaman gördüğünüz başkası var ya işte o aslında başkası değil. O herhangi birimiz ya da birkaçımız adı önemli değil, o aslında aynı şeyleri yaşadığın ama hiç tanımadığın, seninle aynı yaralara sahip olanlar ya da aynı şeylere sevinenler. Hepmiz aynıyız aslında benim sakalımı senin saçını saymazsak, hepimiz bigün aynaya baktığımızda diğerlerimizi gördük ya da göreceğiz. Hanımlar beyler kendinizi çok sevin, çünkü birinizin canı yandığında hepmizin canı yanar.


Sürç-i lisan ettiysek affola..

<BGSOUND src="http://grooveshark.com/s/Monochrome/2zRiDP?src=5" loop=infinite>
 

7 yorum:

  1. Ahh ah gerçekten harika olmuş ya, öyle akıcı bir dille yazmışsın kii. Sonuna kadarda katılıyorum her bir cümleyee, ellerine sağlık diyeyim. ((:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) o senin harikalığın :P

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. değişik bişey olsun dedim, sağol

      Sil
  3. Hala her sabah insanlara gülümsüyorum ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ayıp değil mi ama bu kadar insanın içinde :P sen hariç yazmayı unuttum ben :)) Ne güzel hala gülümseyen insanlar var, demek ki umutsuz olacak bi sebep yok :)

      Sil
  4. ve müzikle okuması gerçekten de daha hoş :)

    YanıtlaSil