1 Mart 2012 Perşembe

Beni sorarlarsa yokum

           " Abi inanabiliyomusun ? " dedi. Gerçekten inanamıyordum, bu mükemmel zamanlamanın tesadüften daha sistematik bi açıklaması olmalıydı. Yoksa yüzümde ulan bu çok güzel dert dinler pankartı mı asılı ? Üstelik benim gibi çok film izlemeyen biri tam da heves edip bi filmi açmışken, kallavi çayım demini ve avuçlarımın içindeki yeri almışken, ayaklarımı uzatıp küllüğümü odanın en stratejik noktasına konuşlandırmışken. Tüm ısrarlı çalışlara rağmen o kapıyı açmamam gerektiğini adım gibi biliyordum oysa, ah bu rüya biraz daha devam etseydi, omuzlarıma " ben başkasının derdiyim " isimli bi at binmeseydi..



   Arkadaş candır, bu konuda bi şüphem yok tabiki. Fakat şüphelerim arkadaşlarımın aşırı derecede septik olduğunu gösteriyor. Artık bazı arkadaşlarımın dertli olmaktan keyif aldıklarını düşünüyorum hatta ulan biraz yüzün gülsün diyenlere "insan keyif alıdğı işi yapıcak abi diğer türlü huzurlu olmuyosun" falan diyeceklermiş gibi geliyor. Hadi diyelim ki bu can sıkıntısı olayı hepimizde var, bazen benim de yersiz bi şekilde o dertten bu kedere zerk olduğum olmuyor değil. Ama kardeşim ben kimseye " lan benim canım sıkkın sen nası ayaklarını uzatıp film seyredersin, ben dertliysem hepiniz dertli olacaksınız ulan, dur geliyorum oraya koycam çocuğu ! " demiyorum. Bi de sormuyolarmı inanabiliyomusun düşünebiliyomusun diye, inanabiliyorum da düşünebiliyorum da arkadaş niye beni vicdanın olarak kullanıyosun. Kendi kendilerine kalmak nası bi korku anıdır, can havliyle can sıkacak birilerini ararlar, üstelik bulurlar kan kokusunu 500 m den alan yırtıcılar gibi..


      Kaldı ki benim sıkıntım canı sıkkın arkadaşlarım olması değil, arkadaşlarımın canının sıkılması. Bi de türlü türlüler kimi paraya kimi sevgiliye kimi saçma salak bişeye sıkılır. Hadi kendinize acımıyosunuz bana acıyın bakın ben tarrak kürek işlere takılmayan, sabahları erken uyanıp en zengin 100 kişi listesinde bakıp listede olmadığımı öğrenince geri uyuyan bi adamım. Telefonlar açmamayı denedim kapıma dayandılar, eve gelemeyen facebooktan yazdılar, bi de faceden birbirinin derdini beğenenler var ileti yoluyla onlara hiç girmiyorum. Benim de battaniyem var Fenerbahçeli, küllüğüm vaar sonra ufak, ayağımın altına kadar giren eşofmanım ve odamın mavi duvarlarıyla ne kadar mutluyum yalnız başıma inanamazsınız. Sonu olduğuna inandığım için yaşamaya devam ettiğim her dakika hiç alakam olmayan şeylerle uğraşamayacağım kadar değerli. Uyumayı bile genellikle zaman kaybı olarak gören ben, sizin telefonlarınız da dert dinleyici olarak yer alıyorum ya işte buna tutuluyorum ! Sanki telefonu açınca " biir   yeni   derdimiz   vaar "  dicekmiş gibi geliyor. Yapmayın en azından beni yalnız bırakmayı deneyin memnun kalmazsanız yine gelirsiniz Sevgili derbeder arkadaşlarım size birde tavsiyem var Batesmotelpro' dan Brozak : 




Bu da yazının pek sevimli şarkısı,  Ne dedim ben den aşırılıp buraya kondurulmuştur, ayrıca pek sevimli arkadaşlarımın halimden anlaması için : 









 

7 yorum:

  1. bak gerçekten bekliyormuşum gördün mü ;)şarkının hakkını verdin çok keyif aldım okurken ve seni çok iyi anlıyabiliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla sanırım sen olmasaydın ben bu yazıyı bayaa sallardım artık ne zaman biterdi bilmiyorum :)

      Sil
    2. Teşekkür mü ediyim özür mü dileyim bilemedim;) diyorum ki iyiki sallamamışsın :)

      Sil
    3. Asıl ben teşekkür edersem görürsün :)) ama bu işin içinden burda da çıkamayız :)

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. eyvallah :) teşekkür ederim efenim :)

      Sil